Pisa Emniyet Müdürü Raffaele Micillo, kampa sabah TSİ 06.00′da düzenlenen baskına toplam 150 polisin katıldığını belirterek, ”Polis olarak tam anlamıyla askeri bir operasyon yaptık. Turizm tesisine üç patikadan ulaşılabiliyordu. Bu nedenle güvenlik birimlerimiz tesise ancak gece vakti ve de yaya olarak ulaşmak zorunda kaldılar. Kampta Türkiye’deki hedefleri vurmak için eğitim veriliyordu” dedi.
Micillo, Pisa yakınlarındaki Tenuta Quarrata beldesindeki kampta, 16′sı kadın olmak üzere toplam 69 kişinin yakalandığını belirtti.
Micillo, bölgede bir kebapçı dükkanın da aralarında bulunduğu bazı mekanlara düzenlenen baskınlarda kimlik tespiti amacıyla gözaltına alınanların toplam sayısını 76 olarak açıkladı.
Emniyet Müdürü Micillo, kampta yakalanan kişiler arasında ”Eylem” kod adlı 26 yaşındaki Gülistan Hasan Anar adlı bir kız önderliğinde siyasi propaganda yapılmakta olduğunu bildirerek, ”Kamptaki faaliyetler, Türkiye’deki sivil ve askeri hedeflere yönelik saldırılar hazırlamaya yönelikti. Kampta silah ele geçirememiş olmamıza karşın, bu işin içinde silah olmadığı anlamına gelmez. Zira büyük bir tesis olduğu için silahlar gizlenmiş de olabilir” diye konuştu.
”Eylem” kod adlı genç kızın, kamptaki çalışmaları denetlemek üzere İtalya’ya 2009′un Aralık ayında geldiği ifade edildi.
Emniyet Müdürü Micillo, kamptaki faaliyetleri, ”fiziki aktivite, ideolojik eğitim, savaş teknikleri” olarak sıraladı.
Örgütün katılımcılara kamp boyunca cep telefonu kullanmayı yasakladığına dikkati çeken yetkililer, kampta 20 cep telefonu ve 5 bin avro nakit para ele geçirildiğini belirttiler.
Emniyet Müdürü Micillo, kampta yakalanan kişilerin, baskın ve kimlik tespiti için gözaltına alınma esnasında hep bir ağızdan Kürtçe marşlar söylediğini kaydetti.
İtalya’da Venedik Cumhuriyet Savcılığının talimatıyla Pisa da dahil olmak üzere muhtelif kentlerde düzenlenen operasyonlarda, 10′u Türk, 1′i İtalyan toplam 11 zanlı PKK’ya üye toplamak, kaynak ve lojistik destek sağlamak suçlamasıyla tutuklanmıştı.
Andrea Orlando adlı 41 yaşındaki İtalyan zanlının evinde, çok sayıda sahte İtalyan ve Fransız kimlik belgesi, kimyasal test malzemeleri, patlayıcı imalatı ve elektrik tesisatı yapımına dair kitapçıklar, asit ve kimyasal maddeler ve PKK’ya ait çok sayıda propaganda malzemesi de ele geçirilmişti.
Kaynak : Zaman
Define avcıları, Beykoz’da, içerisinde altın olduğunu sandıkları 3 asırlık çınar ağacının içini oymak için olmadık yöntemler denedi.
Yaklaşık 3 metre çapı ve 40 metre boyuyla ihtişamlı bir görüntüsü olan çınar ağacını çaktıkları çivilerle delik deşik eden definecilerin ne aradıkları tam olarak anlaşılamadı.
Ağaca çıkmak için ayrıca merdiven yapan hayalperestlerin, ağacın içini yaklaşık 5 metre oyarak burada altın bulmaya çalıştıkları belirlendi.
Durumdan haberdar olan polis ve jandarma ekiplerinin yaptıkları çalışmadan da henüz bir sonuca ulaşılamadığı öğrenildi. Güvenlik güçleri, tarihi çınar ağacı bu hale getirenlerin yakalanması için çalışmalarını sürdürüyor.
İzmir’de Agora ile Kadifekale’yi birbirine bağlayan roma döneminden kalma binlerce yıllık tünel ortaya çıkarılıyor. Tünellerin su kanalı olduğu, muhasara zamanında ise gizli geçit olarak kullanılabileceği belirtiliyor.
Agora ile Kadifekale’yi birbirine bağlayan binlerce yıllık tünellerin su kanalı olduğu tespit edildi.
Tüneller İzmir’de Kadifekale ile Agora kazılarını yöneten Yrd.Doç.Dr. Akın Ersoy başkanlığındaki ekip tarafından ortaya çıkarıldı.
Ersoy, Agora semtindeki eski bir evin sahibini evlerini istimlak edilmesini istemesi üzerine ortaya çıkarıldığı bir girişinde Agora kazı alanında var olduğunu belirtti.
Ersoy, tünel gerilirken donanımlı dağcı ekiplerinden yardım istenebileceğinin altını da çizdi.
Efsaneye göre; Büyük İskender avlanmak üzere geldiği Pagos şimdiki Kadifekale eteklerinde Nemesis Tapınağı önündeki bir pınarın başında ve bir çınar ağacının altında uykuya dalıyor. İskender’in uyuduğu pınardan akan suyun yolu tünel olarak anılıyor. Roma dönemi su kanalları aslında tünel büyüklüğünde olup suyun da tam iki bin 500 yıldır bu kanallardan kesintisiz Agora’ya aktı.
Turkcell’den yapılan yazılı açıklamada, şirketin, başlattığı ”Akıllı Mesaj” servisi sayesinde tüm kurumsal, bireysel, faturalı ve HazırKart kullanıcılarının, bilgisayar üzerinden kendi numaralarıyla yüzde 50 indirimli SMS ve MMS gönderebildikleri belirtildi.
MS Office 2003 ve 2007 ile Internet Explorer 6 ve üstü versiyonları destekleyen bilgisayarlarda kullanılabilen ”Akıllı Mesaj” servisinin, kullanıcılara sunduğu hizmetler şöyle sıralandı:
”MS Outlook’a gelen herhangi bir e-posta SMS ile yanıtlanabilir, başka birine SMS ile yönlendirilebilir. Bir Internet Explorer sayfası üzerindeki herhangi bir cep telefonu numarasına sağ tıklayarak SMS gönderilebilir.
Bir Internet Explorer sayfasındaki herhangi bir imaj sağ tık ile MMS olarak iletilebilir. Bir Internet Explorer sayfası üzerinde seçilen herhangi bir metin ya da link sağ tık ile SMS olarak gönderebilir. Toplantı çağrıları SMS ile hatırlatılabilir, ileri bir tarih için SMS gönderimi tanımlanabilir.
MS Outlook’taki kayıtlı kişileri okuyabilen Turkcell Akıllı Mesaj ile adres defterinde grup da oluşturulabilir. Servisten yararlanmak isteyen Turkcell kullanıcılarının ‘www.turkcell.com.tr/akillimesaj’ adresi üzerinden programı ücretsiz olarak indirip bilgisayara kurmaları yeterli oluyor.
Turkcell Akıllı Mesaj ile ilk defa mesaj göndermeden önce cep telefonundan 5806′ya ‘SIFRE’ yazıp ücretsiz olarak göndermek ve gelen şifreyi bilgisayardaki şifre alanına girmek gerekiyor.
Turkcell’in standart SMS ve MMS ücretlerine göre yüzde 50 indirim avantajı sunan AkıllıMesaj ile yurt içi yönüne gönderilen SMSler 0,15 lira/1 kontör, yurt dışı yönüne gönderilen SMS’ler 0,22 lira/1 kontör ve Turkcell’lilere gönderilen MMS’ler 0,30 lira/2 kontör şeklinde ücretlendiriliyor.”
Araç içerisinde sıkışan Fırat Gürer (28), Ayhan Uzer (30) olay yerinde hayatını kaybederken, sürücü Erkan Sarıtaş (29) ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti
Olay, Haramidere E-5 Karayolu Edirne istikametinde saat 00.30 sıralarında meydana geldi. Erkan Sarıtaş yönetimindeki 34 EST 59 plakalı Audi marka lüks cip, aşırı hız ve dikkatsizlik nedeniyle yol kenarındaki kaldırım taşına çarptıktan sonra, yön levhası direğine, ardından da bariyerlere vurdu. Birçok kez takla atarak yaklaşık 50 metre ilerleyen araç kaza sonrasında büyük zarar gördü. Araç içerisinde sıkışan Fırat Gürer ve Ayhan Özer, itfaiyenin yardımıyla sıkıştığı yerden çıkarıldı. Gürer ve Özer’in olay yerinde hayatını kaybettikleri belirlendi. Ambulansla götürüldüğü Beylikdüzü’ndeki Medicana Hastanesi’nde ilk tedavisi yapılan sürücü Erkan Sarıtaş ise sevk edildiği İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olay yerinde inceleme yapılmasının ardından hayatını kaybeden diğer gençlerin cansız bedeni otopsi yapılmak üzere Esenyurt Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Takla atan cipin içindeki ve çevreye saçılan bira şişeleri dikkat çekti.
Aracın aşırı hızlı olduğunu belirten görgü tanıkları, otomobilin önce yol kenarındaki kaldırım taşına çarptığını, daha sonra yön tabelasının direğine vurduğunu ve yaklaşık 50 metre takla attıktan sonra durabildiğini ifade ettiler.
Kaza nedeniyle kısa süreli aksama yaşanan yol, aracın çekici yardımıyla kaldırılıp, yolun temizlenmesinin ardından yeniden trafiğe açıldı.
Büfecinin rastgele açtığı ateş sonucu yaralanan taraftarlardan birinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.
Türk Telekom ile Göztepespor arasında oynanacak Bank Asya 1. Lig’e yükselme grubu maçını izlemek için Ankara’ya giden Göztepe taraftarları, Manisa’nın Ahmetli ilçesinde mola verdikleri sırada bir büfeciyle tartıştı.
Tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü ve büfeci silahla ateş açtı. Rastgele açılan ateş sonucu biri polis dört kişi yaralandı.
Yaralılar Salihli ve Turgutlu’daki hastanelerde tedavi altına alınırken, bir taraftarın durumunun da ağır olduğu bildirildi. Taraftarlara ateş eden büfecinin ise kaçtığı belirtildi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen ‘ABD-İslam Dünyası Forumu’na konuştu. Antisemitizm konusu kadar tehlikeli bir konunun da tüm dünyaya empoze edilmeye çalışılan İslamofobia olduğunu dile getiren Erdoğan, ırkçılığı körükleyenlere karşı sert mesajlar verdi.
Başbakan Erdoğan, İslamcı ya da Müslüman terör örgütü kavramlarını kullananları uyararak, bunu yeniden gözden geçirmeleri gerektiğini söyledi. İslam’ın barış ve kardeşlik dini olduğunu dile getiren Erdoğan, Terör ve İslam’ı bir arada görmek bizim kanımıza dokunuyor dedi. Erdoğan, İslam anlayışını anlatırken ise Mevlana ve Yunus Emre’nin dizelerinden örnekler verdi.
Amerika Birleşik Devletleri’nin 11 Eylül saldırıları sonrasındaki İslam algılamasını artık değiştirmesi ve özgürlük/güvenlik paradigmalarının yeniden belirlenmesi gerektiğinin altını çizen Erdoğan, ABD artık sorumluluk yüklenmeli dedi.
Konuşmasında Gazze’de yaşanan insanlık trajedisine de değinen Başbakan Erdoğan, masum çocukların İsrail tarafından hunharca öldürülmesine değinerek Ey insanlık neredesin! şeklinde serzenişte bulundu.
Erdoğan, barış sürecinin önündeki en büyük engelleri ise, “Yahudi yerleşim birimleri ve ayırım duvarı inşaatı” olarak sıraladı. Gazze’deki insanlık trajedisinin sona erdirilmesine isteyen Başbakan Erdoğan, yardımların bölgeye kesintisiz ulaştırılması gerektiğini vurgulayarak konuşmasını tamamladı.
Kampanya hakkında bilgi veren Toyota Pazarlama ve Satış A.Ş. CEO’su Ali Haydar Bozkurt, kapsam dahilinde değerlendirilen araçların sahiplerine telefon ve elektronik posta ile ulaşılarak, en yakın Toyota Yetkili Servisi’ ne başvurmaları gerektiği bilgisinin verilmesine ve gerekli parçaların Toyota Yetkili Servisleri’ne sevkiyatına başlandığını belirtti. Bozkurt ayrıca, yaklaşık 30 dakika süren işlemin ücretsiz olarak gerçekleştirileceğini yineledi.
Geri çağırma kampanyasıyla ilgili olarak herhangi bir tarih sınırlaması olmadığını açıklayan Bozkurt, ‘ bu kapsama giren tüm araçlar işlem görene kadar kampanyanın devam edeceğini, bir yıl sonra bile Toyota bayilerine başvuran müşterilerin dahi bu kampanyadan ücretsiz olarak yararlanacaklarını iletti.’
Kampanya kapsamındaki tüm müşterilerine en kısa zamanda ulaşmayı planlayan Toyota, nadir olarak ortaya çıkan bu durumla ilgili olarak aracında bir problem yaşamayan müşterilerini de ileride oluşabilecek muhtemel durumlara karşı uyarıyor. Müşterilerin konuyu ihmal etmemesi gerektiğini öneren Bozkurt, ‘ Kampanyamız ileride oluşabilecek muhtemel problemler için önlem mahiyetindedir. Bu nedenle,kampanya kapsamında yer alan tüm müşterilerimizi işlemlerini yaptırmak üzere Toyota Yetkili Servisleri’nden randevu almaya davet ediyorum.” dedi.
Müşteriler, Pazartesi itibariyle araç şasi numarası ile bilgi alabilecek
Toyota, müşteri memnuniyeti yaklaşımı ile müşterilerine en doğru kanallardan bilgilendirme yapmaya devam ediyor. 15 Şubat Pazartesi günü itibariyle, www.toyota.com.tr ’ de bir araç şasi numarası sorgulama ekranı hizmete giriyor. Toyota kullanıcıları bu ekrandan araçlarının şasi numaralarını girerek, araçlarının kampanya kapsamında olup olmadıklarını öğrenebilecek.
NOT: Duyurusu yapılan bu kampanya, tüm müşterilere en üstün güvenlik standartlarını sunmak adına bir önlem mahiyetindedir. Bahsi geçen durum ile ilgili bilgi almak isteyen müşterilerin Toyota İletişim Merkezi’ne (0212 354 0 354) başvurmaları önerilmektedir.
Zekâ geriliği bulunan Fatma Sezer, 17 yıl önce evlendiği Cevat Sezer’den tam 13 çocuk dünyaya getirdi.
Sezer çiftinin 2′si erkek 6 çocuğu bir yaşını doldurmadan bakımsızlıktan öldü.
İki erkek çocuklarını bakamadıkları için evlatlık veren Sezer ailesinin büyük kızları Ferdane’de 13 yaşında okulu bırakıp evlendirildi.
Geride kalan çocuklara ne mi oldu? Onlar da ölen kardeşleriyle aynı kaderi paylaşmak üzereyken, Zonguldak Sosyal Hizmetler Müdürlüğü tarafından kurtarıldı.
Dört çocuğu Sezer çiftinin elinden alan Sosyal hizmetler Müdürlüğü çocukları, Sakarya’daki yuvaya ve yetiştirme yurduna yerleştirdi. Çocukların velayetleri ellerinden alınan anne ve babaya da sosyal yardımlaşma vakfı tarafından yardım bağlandı.
Köydeki evinde eşi ve annesi ile birlikte yaşayan işsiz baba Cevat Sezer, çocukların hayatını kaybetmesini, diğer çocuklarından ayrılmalarını işsizliğe ve eşinin rahatsızlığına bağladı.
Evin en yaşlısı olan Ayşe Sezer ise torunlarının hasreti ile yandığını söyledi.
Öte yandan yeterli beslenemedikleri için sağlıkları bozulan çocuklardan yaşları küçük olanlar Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu’nun Çocuk Yuvası’nda, 15 yaşındaki Ayşe’de Kız Yetiştirme Yurdu’nda koruma altına alındı. Yuvaya yerleştirilen 0-3 yaş grubundaki 3 kardeşin tedavileri de Sakarya Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’nde yapıldı. Küçük çocuklar tedavileri yapıldıktan sonra evlatlık olarak verilecek.